Kahveli Barlar

Hiç çok sevdiğiniz bir yiyeceği ya da içeceği mümkün olan her türlü yemeğin içinde kullanmayı denediniz mi?

Kahveli Barlar

Ben bunu kahve için hep denedim. Kimi zaman yakınlarım olmadı çorbaya, pilava da ekle bari deseler de henüz ana yemeklerde kullanmadım. Ama tatlılarıma çoğu zaman ya Türk kahvesi ya da filtre kahve koyarım.

Geçen haftalardan birinde alışveriş sırasında abur-cuburlara bakarken, benim gibi kahveyi sadece içmeyi değil, yemeyi de sevenler için üretilmiş yeni bir ürün gördüğümde ne kadar sevindiğimi tahmin edebilirsiniz sanırım. Aslında Amerika’da yaşayan kişilerin kahveye olan düşkünlükleri düşünülecek olursa geç bile kalınmıştı bence.

Caribou Cafe’nin amblemini taşıyan ve şu an için vanilya-latte ve çikolata-mochalısı olan bu kahvaltı barlarını ben çok sevdim.

Hindi (Turkey) Kelimesinin Kökeni

Hindi (Turkey) Kelimesinin KökeniBize ilginç gelen yazıları birbirimize yollamayı seviyoruz. Bunu bazı kişiler, sonradan şirketlere satmak üzere mailleri biriktirmek için yapsalar da değişik konularda bilgi sahibi olabiliyoruz.

Dün, şuanki okuluma ait posta kutumu temizlerken bir yazı dikkatimi çekti. Bu da öyle, bir arkadaşımın beğenip bana da yönlendirdiği bir mektup. Yaklaşık iki sene önce elime geçmiş, sonra okurum diye saklamış ve serverın tozlu köşelerinde unutmuşum.

Elime geçen yazı, bir Amerikali tarihçinin, “hindi (turkey)” kelimesinin kökenini merak etmesi sonucunda yazmış olduğu bir makale.

Amerikali tarihçi Giancarlo Casale’ın yazmış olduğu yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Et Tüketimi

Amerika’ya geldikten sonra zaten az olan et tüketimimi iyice ortadan kaldırmıştım. Sağlık delisi olmasam da, et konusunda son yıllarda ortaya çıkan hastalıklar, güvenmediğim yerlerden et almama gibi bir prensip edinmeme neden oldu. Robin Cook‘un ‘Toksin’ adlı kitabını, hemen ardından da kitabın sonsözünde referans verilen Nicols Fox‘un ‘Spoiled: Why our food is making us sick‘ adlı çalışmasını okuduktan sonra bu kararımın ne kadar isabetli olduğunu anladım.